Kategori: _Güleysafçelişki_

,,Dedem Kurşun Asker Çerçi Tandır,, Rüyam

iki diken otunun arasına bir dil koyup
ateşledi sabun köpüğündeki yangını
taşlar öksürdü haritanın kırışık yüzüne
dumanlı tarihi ve dürbünlü dedemi

ama ben bildim
bu tandır ağızların neden siyahtır dudakları
öpüp öpüp ısıtır karadutu taşıyan oğlan ayaklarını

göğün külü tanrı ateşi bu tandır
şahit bir lastik ayakkabı bir naylon toka
bir de köye gelen gelinin sarı altın alnına
daha bir renkliymiş meğer çerçi boncukları
örülmeden önce yaşmak kenarına

gönül harbine düşen duvaklı telgraf
önce okunur sonra katlanır
kılınır ardından rekâtsız akşam namazı
ki tutar dedemin köstekli kalbi ağırdan ağıt
bir cimşit edasıyla akan nehrin suyunda

ben dedemin yeleğinde sarılı tütün iken
çerçinin boncukları kırık toynakları süsler iken
eski radyoda sıcak bir türkü ot biçer
yayık ayran beyaz dantel bir de gelinin yüzü
bildin mı gazel yakılır ter damlarken şah damara
böyle biçilir yeşil vadi, esmer oğlanın pazusunda

bir çerçi geldi heybesinde kurşun asker
belinde fişek omuzunda tüfek
vurdu örüklerini çözmeden uyuyan kızları
harp meydanında açılsın diye kağıt uykuları

bildim
tandırın dumanı tanrıya dua
benim gördüğüm dedeme rüya

_Güleysafçelişki_